28 Aralık 2008 Pazar

sevmiyorum şu pazar günlerini...

Yeni bir gün başlamak üzere ve ben kendimi huzursuz hissediyorum.
Aslında bunun için hiç bir neden yok.
Huzur ne önemli şey aslında.Olmadı mı bir yanın eksik kalıyır.
Belkide pazartesi sendromu yaşıyorum.
Resmen çocukluktan beri işkence haline geliyor şu pazar günleri.
Bugünde evde dinlendim.
Yapmayı düşündüğüm onca şey olmasına rağmen hiçbirini yapamadım.
Sanki boşa giden bir gün oldu.
Diliyorum ki güzel bir hafta olur hepimiz için...

27 Aralık 2008 Cumartesi

uzun zamanlardan sonra

Tam 1 sene olmuş yazmayalı.
Dolu dolu 365 gün.Bunu yazarken bile inanamadığımı fark ettim geçen zaman dilimine.
Zaman çok hızlı hatta gereğinden hızlı geçiyor sanki.
Ve ben yorulduğumu hissediyorum.Yaşım çok değil ama yoruluyorum.
Belki de herşey bir birikim oluyor.Bende bilmiyorum ki.
Sanki bu yazdıklarımı da düşünmeden yazıyorum.
Ellerim klavyedeki harflere dokunuyor ve bunlar çıkıyor ortaya.
Yeni bir senenin başlamasına sayılı zamanlar var ...
Yeni yılın neler getireceğini merakla bekliyorum.
Dilerim hepimiz için güzel şeyler olur.
2009 uğurlu gelsin,bütün sıkıntıları alsın götürsün.
Sağlık huzur mutluluk olsun ilk başta.
Onlar olmazsa olmaz zaten.
Sonra terfi edeyim en acilinden.
Aşk dolsun hayatım.
Seveyim,sevileyim.
Çok gezeyim
Yeni yerler keşfedip
Bol bol fotoğraf çekeyim
Çok okuyayım
Borçlarımı kapatayım
İhtiyacı olanlara yardım edip
Mutlu olayım
Çevremdekileri de mutlu edeyim.
Ama asıl önemlisi ben olayım,kendimden ödün vermeden yapayım bütün bunları.
Yazıcam yine.

Sevgiler

27 Aralık 2007 Perşembe

üzgünüm sadece...

İnsanın ne yazıkki her zaman vericeği güzel haberleri olamıyor.
Akşam servisteyken öğrendim.Birebir ben tanışmasamda ismini çok duyduğum,hayatı,yaşamayı seven işinde çok başarılı ve üstelik daha 50 yaşındaki
Selim abiyi kalp krizinden bugün kaybetmişiz.
Hayat ne kadar garip aslında.Bundan sonra alıcağımız bir nefesin bile garantisi yokken biz bundan 5 ay sonrası için planlar yapıyoruz.
Kötü hissediyorum kendimi.Bugün varız yarın yokuz.Onun için şu anı iyi değerlendirmek lazım.Ne yapmak istiyorsak ,bulunduğumuz anda yapmalı hayatı ertelememeliyiz.
Hepiniz iyi bakın nolur kendinize ve sonra ararım dediğiniz ,sonra görürüm dediğiniz kim varsa arayın sorun.Çünkü bir daha belkide bunu yapamayabiliriz.
Buda böyle bir yazı oldu işte....

22 Aralık 2007 Cumartesi

İYİ BAYRAMLAR

Hepinizin bayramı kutlu olsun arkadaşlar.
İYİ BAYRAMLAR:)

17 Aralık 2007 Pazartesi

yaz çabuk gel ama:)


Yaz gelsin artık,
Aralık ayından bunu istemek ne kadar doğru bilmiyorum ama ben yağmurlu ,soğuk havaları sevmiyorum.
Şöyle bir güneş gösterse azıcık yüzünü ,denize falanda girsek nasıl güzel olur.Yaz çabuk gel olur mu:)

12 Aralık 2007 Çarşamba

karışık yazılar

***Önceden haberleri seyretmek çok ilgimi çekmezdi ama nedense buaralar her sabah işe gitmeden haberlere takılıyorum.
YÖK başkanımız değişmiş,hayırlı olsun demeliyim sanırım ama yaptığı açıklamalar dikkatimi çekti.Herşeyin şeffaf olmasını istiyormuş,üniversitede baş örtüsüne karşı değilmiş.Gazetelerin birinin attığı başlıkta çok anlamlı geldi.'YÖK'ün yolu KÖŞK'ten geçti' demişler.Bilmiyorum neler olucak ama her geçen gün kötüye gidiyoruz ne yazıkki.Yeni YÖK başkanıylan ilgili bir mail geldi aşağıda onuda yayınlıyorum.

Yeni YOK Baskaninin, 1989 yilinda Docent oldugunu ve ancak 2003 yilinda
profesor oldugunu biliyor muyuz?
Akademik olarak yetersiz oldugu icin 14 yil sonra profesor oldugunu biliyor
muyuz?
2002-2004 yilinda Malezya'da Islam universitesinde gorev yaptigini biliyor
muyuz?
Calismalarinin ozellikle Islami konularda oldugunu ve Islami dergilerde
yayinlandigini biliyor muyuz?
Pollmark arastirma sirketinin kurucusu oldugunu, yaptigi anketle Abdullah
Gul'un cumhurbaskani olmasinda etkili oldugunu biliyor muyuz? TUBITAK
baskanligini gasp eden Nukhet Yetis'in danismani oldugunu biliyor muyuz?
Turban konusundaki gorusunu biliyor muyuz?
Anayasa ve 2547 sayili YOK Kanunu'na gore, oncelikle rektorluk yapmis
olanlarin YOK uyeligine atanmasi uygunken, 4 yillik bir profesorun
atandigini biliyor muyuz?
Simdilik bunlari biliyoruz, ama yakinda daha cok bilgiler ogrenecegimizi de
bilelim....
DUN BENI HABER TURK 'TEN ARADILAR, 13.30 DA CANLI YAYINA CIKACAKTIM. SANIRIM
BUNLARI SOYLEYECEGIMI DUSUNDULER VE BASKA BIR ARKADASLA GORUSECEGIZ DEDILER.
AMA NE YAPARSALAR YAPSINLAR, MIZRAK CUVALA SIGMIYOR.
Selamlar,
SUAY KARAMAN
TUMOD, Tum Ogretim Uyeleri Dernegi Genel Sekreteri
www.tumod.org.tr
TGB, Toplumsal Guc Birligi Yurutme Kurulu Uyesi
www.toplumsalgucbirligi.org.tr


***Sonra PKK lılar için yeni bir yasanın çıkıcağından bahsettiler.Liderleri hariç diğer kesim aftan yararlanabilicekmiş böylelikle dağdakileri indirebiliceklermiş.İnanmıyorum buna ben.Sen o insanların maddi olanaklarını iyileştiremediğin sürece hiç birşey değişmiyecek.Onları affetsen bile ilk fırsatta yine aynı şeyler devam edicek.Yine birilerinin canı yanıcak,birileri adice öldürülücek.Çok yazık.
***En son haber olarakta İktisat Profosörü Sabahattin Zaim vefat etmiş.Amcamın arkadaşının babasıydı hasta olduğunu biliyordum dolaylı olarak tanıyor olsamda üzüldüm Allah rahmet eylesin diyorum.
***Vitali Hakko'da vefat etmiş.94 yaşındaymış keşke herkese o kadar yaşamak kızmet olsa.Dolu dolu geçen bir ömür nerdeyse 1 asır.
Ne kadar karamsar bir yazı oldu di mi?Farkındayım ama duyduklarımı anlatmak istedim bugün.Hepimiz için güzel bir gün olur umarım:)

8 Aralık 2007 Cumartesi

Yonca yine tiyatroda:)

Yine tek başına gidilen bir tiyatro,
İsmide Üç Nikah Üç Cenaze Ve Bir Soygun(Kral Dairesi)
Cevahir'de oynadı.
Sanırım seyrettiğim en ilgiç tiyatro.
Oynayanların hemen hemen hepsinin yüzünde birer maske,
Konuşmalar ise oyunun bir en başında birde en sonunda
Onun dışında söz yok herşey görsel.
Oyunda başladığı gibi bitiyor.
Fırsatı olanlar izlesinler derim:)
İşte aşağıdada oynunun bir kısmı...

1 Aralık 2007 Cumartesi

34 P 4242


Hey sana sesleniyorum bütün yolların hakimi olduğunu düşünen 34 P 4242 mavi peugeotlu şahsiyete.....
Yoldan gitmesini bilmediğin gibi emniyet şeridini ihlal edip insanları tehdit ediyorsun. Şimdiye kadar bu konuda başına bişey gelmemiş olması gelmiyeceği anlamına gelmez emin ol senin dilindende anlıyanlarda çıkar ve sana haddini bildirirler.Çok merak ediyorum o zamanda küfür edip hareket yapabilir misin???
Sana diyecek pek bişey bulamıyorum ama kaliteni çok güzel ortaya koydun.Hemcinsimsin ve ben bundan utanıyorum.İlahi adalet diyorum başkada birşey demiyorum.....

30 Kasım 2007 Cuma

2 ilginç haber...

Dün akşam yatmadan televizyona takıldım biraz.Uçan Kuş diye bir program vardı.Takıldım kaldım biraz.Bir tane adam vardı adamın en büyük özelliği hep gülmesiymiş.Adam babasının cenazesinde bile gülmüş .Böyle bir acı karşısında bile adam gülüyor hemde kahkahalarla..
Hatta bir kerede mahkemede hakime gülünce hapise bile girmiş:)Çok ilginç ya insanın böyle birinin yanında acayip siniri bozulur diye düşünüyorum.Ki ben televizyonda 5 dakika görünce bile sinirlerim bozuldu o ekranda gülüyor ben evde gülüyorum.Tuhaf bir durum oldu sanki.
Buarada sabah işe gelmeden tv'yi açmıştım atlas jetin uçağı düşmüş.56 kişi varmış üstelik içinde.49'u yolcu 7'si mürettebat.
Allah'ım sabır versin geride kalanlara.Hepimizinde başı saolsun.


21 Kasım 2007 Çarşamba

yine tiyatro:)

İş çıkışı gidilmesi planlanan bir tiyatro,
İsmide 'Savaş 2.Perdede'
Tiyatroya gitmeden uğranan Çılgın Dürümcü,
Tadı enfes olan kaşarlı dürüm,
Yorgunluktan tiyatronun ilk başında uyuyakalan bi Yonca.
Avrupa Yakasının Fatoş'u Şenay Güler'i karşında gör güzelliğine sevimliliğine hayran kal:)
Bu blogda sanki tiyatro blogu gibi olmaya başladı.Sanırım buaralar en çok yaptığım aktivite bu.
Bende gördüklerimi sizinle paylaşmaya çalışıyorum elimden geldiğince.Şimdilik bu kadar.
İyi bakın kendinize:)

8 Kasım 2007 Perşembe

yazamadığım günler....

Yazamadım kaç gündür.Yazasımda yok gibi.Aslında zamanım yok.Sabahın bi köründe kalkıp işe gidiyorum eve geldiğimde hava çoktan kararmış oluyor.Trafiği hiç saymıyorum bile.Onun stresi ayrı bir dert.Hal böyle olunca eve gelince bilgisayarı bile açasım gelmiyor.Açsamda son günlerin trendi olan facebooka girip son güncellemelere bakıp hemen çıkıyorum.Bundanda sıkılmaya başladım çünkü iyice yonja gibi olmaya başladı.
En kısa zamanda yazıcam size uzun uzunnn:)

28 Ekim 2007 Pazar

pazar günü izlenen bir tiyatro:)

Sıkıntılı bir pazar gününü kendi kendime eğlenceli hale getirdim.Tiyatro sezonu başladığından beri gitmek istiyordum ama ne zaman nede bilet bulamadığımdan bu isteğimi hep erteliyordum.Sabah miskin miskin evde otururken bugün tiyatroya gitsem diye düşündüm.Baktım 15 seansına Şişli Cevahir Sahnesinde 'Dünyanın Ortasında Bir Yer'var.İnternetten bilet almaya çalıştım bir türlü alamadım.Tiyatroyu arayıp sorayım dedim telefonu açan olmadı.Bende hazırlandım ve gittim.İlk işim bilet almak oldu ama bilet kalmamıştı.
Gitmeyi o kadar çok istiyordum ki gidememe yer bulamama olasılığını düşünmüyordum.
Gişedeki beyefendi yer kalmadı biletler 1 ay önceden bitti ama bekleyin belki birileri biletini almaya gelmez dedi.
5 dakika bekledim beklemedim 1 tane bilet geldi.Bende hemen aldım sevine sevine girdim.Oyuncuların kıyafetleri çok güzel ve göz alıcıydı ben pok beğendim doğrusu.
Çalan müzikler,ortam,oyuncular herşey muhteşemdi.İnanılmaz bir emek var sonuçta ve buna saygı duymak lazım.
Fırsatı olan mutlaka izlesin derim.)Bu ıyunla ilgili çokta güzel yorumlar yapılmış.Linkini ekliyorum onunda.


22 Ekim 2007 Pazartesi

haftasonu özeti

Cumartesi günü çalıştım.Bütün gün ofiste tıkılı kaldım.Erkende çıkamadık zaten.Ama kahve keyfi yapmayi ihmal etmedik.14 kisiye kahve yaptim.Kendimi aştım valla.Herkesler çok beğendiler..Çıktığımdada acayip kötü bir trafik vardı.Güç bela gidiceğimiz yere ulaştık.Şirketten bir arkadaşımla bir yerde oturup azıcık dedikodu yaptık:)
Akşamda misafirlerimiz vardi.Miromuz ask acısı cekiyodu onunla konustuk baya bi ,o anlattı biz dinledik kendimizce akıllar verdik kahve içtik fallar baktık.Toplamda 18 fincan kahve pişirmiş oldum.6 bardakta kahve içtim.Tabii bu yaptigim 18 bardağın 6 fincanını değil arada 3 ü 1 arada,Starbucks kahve derken toplam sayı 6'yı buldu.İnanamıyorum kendime zaten:).Yattigimda saat sabah 5'i gecmisti.Pazar gunude temizlik yapmakla zaman gecti.
Aslinda canım dışarı çıkıp pasajları gezip biseyler almak istiyordu ama temizlik gec bitince o saatten sonra çıkmadım bende.Umarım bu haftasonu yapabilirim onu.Sonra canım kısır çekti benim o kadar temizliğin üzerine sanırım hak etmiştikte.
İşte böyle bir haftasonuydu buda.Umarım süper bir hafta olur hepimiz için.
Şehitler içinde Allah rahmet eylesin ve bu terör denen lanet şey bir an önce son bulsun kimsenin canı yanmasın bundan sonra:(

19 Ekim 2007 Cuma

Ayşegül Hindistan'da:)

Pazartesi akşamı iş yerinden arkadaşlarla Taksim deki Old City Bar'a gittik.Orda tiyatro seyrettik.Ayşegül Hindistan'daydı tiyatronun ismi.Barda tiyatro keyfini yaşadık.Çokta eğlendik diyebilirim.Oyuncularda genelde TRT dizilerindeki karakterlerdi,hatta Cennet Mahallesindeki Oynak Balinada vardı.Her pazartesi akşamı oynuyorlar.Linkinide ekliyorum buraya.Belki gitmek isteyen olur.Ne dersiniz???
Bence gidin hatta kalabalık bir grup olarak gidin ve çok eğlenin tamam mı:)
Aşağıya o akşama dair bir kaç fotoğraf ekliyorum.İyi bir haftasonu olsun herkes için.



16 Ekim 2007 Salı

....

Az önce yabancı bir müşteri ile görüştüm ama Türkçe olarak.Adamcağızın Türkçe konuşmaya çabalamasına hayran kaldım.Yaklaşık 10 dakika konuştuk.Normalde Türkiye'de yaşayan yabancı müşteriler hep İngilizce konuşurlar sanki herkes bilmek zorundaymış gibi.Ama bugün benim konuştuğum beyefendi hiç İngilizce konuşalım demedi bende hiç teklif etmedim.
Onun bu tavrıda acayip hoşuma gitti.Aslında normal olanda bu ama ben şimdiye kadar hiç böyle bir yabancıyla görüşmemiştim.Türkiye'de yaşayan bir yabancı arıyor anadili Türkçe olan bir ülkede ve anlaşabilmek için elinden geleni yapıyor.Benim çok hoşuma gitti sizinlede paylaşmak istedim:)

15 Ekim 2007 Pazartesi

kış gelmiş haberim yokmuş:)

Ben sanırım hala yazma işine pek alışamadım.Sizlerin neler yaptığını sürekli okuyorum ama:)
Alışıcam zamanla yazmayada.İlk defa kışın geldiğini dün akşam anladım.Havalar güzel olduğundan yorgan çıkartmamıştım.Ama dün akşam gecenin bir vakti soğuktan titreyince yorgan çıkartmak zorunda kaldım ne yazıkki.Kış gelmiş ve benim haberim yokmuş.Sanki kışı özlemişim mont giymeyi,soğuktan burnumun kıpkırmızı olmasını,sıcak bişeyler içmesini vs.vs:)Yine ne kadar şanslıyız ki başımızı sokucak evimiz var.Allah herkesin yardımcısı olsun diyerek yazıma son veriyorum.Hoşçakalın:)

13 Ekim 2007 Cumartesi

ilk yazı....

Şimdiye kadar sadece sessiz bir okuyucuydum.Bundan sonra bende varım:)
Onun için şimdiden hoşgeldim sefalar getidim:)